Uzun süredir yapmak istediim ancak bir türlü başlayamadığım projem olan Ucuz Uçak bileti satma projeme 6 Ağustos itibariyle başladık.

Artık Anadolu Ulaşım A.Ş. 0212 444 01 64 nolu Çağrı merkezinden , http://Ucakbileti.Anadolu.com.tr adresinden ve Anadolu Ulaşım Acentlerinden uçak bileti temin edebilirsiniz.

Ya da bana 532 463 kırk 7 69 nolu telefondan ulaşabilrsiniz.

Bir süredir blog sitemle ilgilenemiyordum. Bir iki de teknik sorun vardı. Bugün düzelttik. Artık yeniden başlayabilirim …

Aşağıdaki haberi okuduğumda aslında gerçek ve Allah’ın takdir ettiği gerçek kıyamet gününe ne kadar yaklaştığımızı bir kez daha anladım.

O kıyamet günü bilimadamlarının öngörüleriyle değil Allah’ın dilediği zaman ki “Ol” emriyle olacak ki bu hem Kur’an ı Kerim de hem de hadislerde  çok net açıklanıyor.

O gerçek kıyamet gününden de önce bir kıyamet günü daha var ama biz insanlar olarak bunu çok az düşünüyoruz.

Allah’a inananlar için şu bir gerçektir ki “Ölenin kıyameti kopmuştur.”  Yani kıyametin kopmasına 1.000 sene de kalsa  ancak gerçek  Kıyamet Gününde yeniden dirileceği için  Kıyamet ölen için kopmuştur. Bu yüzde buna da “Küçük Kıyamet” diyebiliriz.

Sıra haberde  …

Bilim adamları, “Kıyamet Günü Saati”ni bir dakika geri aldı.

Chicago Üniversitesi’nde Bulletin of the Atomic Scientists (BAS) dergisinin yöneticileri tarafından 1947’de yaratılan ve gece yarısının insanlığın sonunu temsil ettiği sembolik saat, New York’ta düzenlenen törenle 1 dakika geri alınarak 23:54′e getirildi.  

 

En son 2007 yılında, dünya genelinde nükleer silahlanmanın önüne geçilememesi ve küresel ısınma tehdidin artması sonucu iki dakika ileri alınan saat şu an gece yarısına beş kalayı (23:55) gösteriyordu.  

 

Toplamda 18 kez yeniden ayarlanan saat, 1947’de yaratıldığında gece yarısına yedi kalayı gösteriyordu. “Kıyamet”e en çok 1953’te ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş kızıştığında iki dakikayla yaklaşılmıştı. 

 

ABD ve Rusya’nın 1991′de Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nı (START 1) imzalamasından sonra bilim adamları saati 17 dakika geri almış, böylece Dünya “kıyamet”ten en uzak zaman dilimine girmişti.

 

Saatin ayarlanmasından sorumlu heyette, ünlü fizikçi Stephen Hawking ve 18 Nobel ödüllü bilim adamı da bulunuyor.

 

Saatte değişikliğe yol açan faktörler arasında nükleer silahların azaltılmasına yönelik uluslararası müzakereler, nükleer silahlanmadaki artış, nükleer terörizm tehditleri ve iklim değişikliği bulunduğu belirtildi.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Türkiye’ye vize uygulamayan ülke ve özel idare bölgeleri şöyle:

1- Antigua-Barbuda
2-
Arjantin
3- Arnavutluk
4- Bahamalar
5- Barbados
6- Belize
7- Bolivya
8- Bosna-Hersek
9- Brezilya
10- Ekvador
11- El Salvador
12- Fas
13- Fiji
14- Filipinler
15- Guetemala
16- Güney Afrika Cumhuriyeti
17- Gürcistan
18- Haiti
19- Hırvatistan
20- Honduras
21- Hong Kong
22- İran
23- Jamaika
24- Japonya
25- Karadağ
26- Kazakistan
27- Kırgızistan
28- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
29- Kolombiya
30- Kore Cumhuriyeti (Güney Kore)
31- Kosova
32- Kosta Rika
33- Libya
34- Makau Özel İdare Bölgesi
35- Makedonya
36- Maldivler
37- Malezya
38- Mauritus
39- Nikaragua
40- Palau Cumhuriyeti
41- Paraguay
42- St. Vincent-Grenadines
43- Singapur
44- Solomon Adaları
45- Sri Lanka
46- Suriye
47- Svaziland
48- Şili
49- Tayland
50- Trinidad-Tobago
51- Tunus
52- Tuvalu
53- Uruguay
54- Ürdün
55- Venezuela.

ZİLHİCCE AYI ve ON GECE

 

Bu ay, islam’ın beş esasından biri olan hac farisasının ifa edildiği umumi af ayıdır.Arafat’a çıkılıp,ALLAH için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukkaddes bir aydır .
Zilhiccenin ilk on gecesi ”leyali-i aşere” yani 10 mübarek gecedir.Bu ayda,noksanların tamamlanması için istiğfar, salevat-ı şerife,diğer dualar ve tesbih namazına devamda hayır vardır.
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir.Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10.gün kurban kesilinceye kadar birşey yememelidir.Hiç olmazsa 8′inci gün ile beraber 9′uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lazımdır.
10 günlerde tutulan her oruç tam bir senelik oruca denktir ayrıca Zülhicce Ayının her bir gününün orucuna 100 köle azadı , 100 deve kurbanı , Allah yolunda cihada 100 at bağışı sevabı yazılıdığı beyan edilmektedir .
Bunun dışında her ibadet ve her hayır 700 le katlanıyor .(namaz , zekat ,tesbih, sadaka vb. )
Kurban bayramı arefe günü sabah namazından 4′üncü bayram günü ikindi namazına kadar,bütün farzların arkasından ”Teşrik tekbiri ” ( ALLAHü Ekber ALLAHü Ekber. La ilahe ilALLAHü vALLAHü ekber.ALLAHü Ekber ve lillahil-hamd ) okumak kadın-erkek her müslüman mükellefe vaciptir.
( Eğer bu on gün oruçu tutmak istersek bayram günü de etle orucumuzu açarsak on gün oruç tutmuş sayılıyoruz…Bunu yapamasak da 8. ve 9. günü oruçlu olup bayramın 1. günü etle orucumuzu açarsak üç gün oruç tutmuş sayılıyoruz… Yapılmasında bol sevap ve bol feyiz bulunan bu ameli yapmak istemez miyiz?

ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?

 

 

Zilhicce ayının birinden onuna ( yani Kurban bayramının ilk gününe) kadar,her gün sabah namazlarından sonra :
10 salevat-ı şerife:
”ALLAHümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina MUHAMMEDin ve ala ali seyyidina MUHAMMED.”
10 istiğfar:
”Estağfirullahe’l-azim el-kerim ellezi lailahe illahüve’l-hayye’l-kayyüme ve etübü ileyk ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidayete lena innehü hüve’t-tevvabü’r-rahim.”
10 tevhid:
”La ilahe illALLAHü vahdehü la şerike leh.Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyi ve yumit.Ve hüve hayyün la yemutü biyedihi’l-hayr ve hüve ala külli şey’in kadir.”okunur…

Not: 2009 için Zilhicce’nin birinci günü 18 Kasım 2009′ dur . Bu tarih her sene değişir.. İslam’da Gece Gündüzden önce gelir. Bu sebeple 18.kasım.2009 gününün gecesi 17.kasım Salı’yı 18 kasım Çarşamba’ya bağlayan gecedir.

Sözü Uzatmayacağım .
Cep Telefonu kullanımının zararları akkında yaklaşık 2 Hafta sonra WHO ( Dünya Sağlık Örgütü ) bir açıklama yapacakmış. Ancak bundan önce bazı bilim adamlarının yaptığı çalışmalar sonucu aşağıdaki basit bir kaç önlemi aldığınızda beyin tümörü oluşumu riskini azalttığınız ortaya çıkmış.

1 – Cep telefonunuzu uyurken en az 1 metre uzakta tutun. Bu elektromanyatik dalga sayısını en az 50 kat azaltır.
2 – Telefonla konuşurken kulağınıza yaslamayın en az 1 cm uzak tutunuz. Bu radyasyondan etkilenme oranını 10 kat azaltır.
3 – Araba , otobüs , metro vb. hareketli araçlarda telefon kulllanmamaya özen gösterin. Sürekli değişen baz istasyonlarına bağlanmaya çalışan telefon daha çok radyasyon yayar.
4 – Konuşurken sık sık kulak değiştirin. Böylelikle bir kulağınızda odaklanma olmaz.
5 – Telefonu ilk çaldığında açmayın. İlk çalış anı en çok radyasyon yaydığı andır.
6 – Cihazı ön değil arda cebinizde tuş takımı öne gelecek şekilde taşıyınız. Böylelikle radyasyonun spermlerinizi ve diğer organlarınızı etkilemesi en aza iner.
7 – Az çeken yerlerde konuşmayınız çünkü telefon şebekeye bağlanabilmek için daha fazla manyatik enerji yayacaktır.

8 – Aslında bu maddeyi başta söylemek gerekiyordu ama sona kaldı ” SAR ( Radyasyon Gücü ) düşük olan cep telefonlarını seçin .

Cep Telefonu Radyasyon Oranı

Cep Telefonu Radyasyon Oranı

İşte size bir kaç modelin SAR değerleri :

Yüksek radyasyon

* Sony-Ericsson Satio: 1.58 W/kg

* LG Crystal GD900: 1.47 W/kg

* Nokia 1661: 1.38 W/kg

* BlackBerry Bold 9700: 1.36 W/kg

* HTC Tattoo: 1.25 W/kg

Orta radyasyon

* Apple iPhone 3GS: 1.1 W/kg

* Nokia 6303: 1.15 W/kg

* Cookie KP500: 1.02 W/kg

* Nokia 5800 0.97 W/kg

* Samsung Genio Touch: 2.75 W/kg

* Samsung ToccoLite: 0.54 W/kg

* Samsung Jet: 0.52 W/kg

Düşük radyasyon

* Motorola Aura R1: 0.32 W/kg

* BlackBerry 8700g: 0.24 W/kg

* Samsung SGH-F210 0.2 W/kg

* Samsung SGH-G800: 0.19 W/kg

* Samsung SHG-X830: 0.119 W/kg

kaynak: haberturk.com

Otobüs Bileti Fiyatlarına Dikkat  

Kurban Bayramı’nın yaklaştığı bu günlerde insanlar yolculuklarını planlama başladılar. Ancak bir çoğu bu konuda gel kaldı çünkü genelde bayram için biletler bir ay öncesinden satılmaya başlar.  Bu da seferlerin bir ay öncesinden dolmasına neden olur.

Bayrama yaklaşık 15 günün kaldığı bu günlerde de bir çok arkadaşım beni arayarak çeşitli güzergahlara biletimiz olup olmadığını soruyorlar. Tabi ki mümkün olduğunca yarım etmeye çalışıyorum  ancak bir miktar zorlanıyorum çünkü  hakikaten seferlerin çoğu dolmuş ( ek seferler bile ) .

İşte bu bayramın bu yoğunluğunu fırsat bilen bazı firmalar var olduğunu  duyuyorum ve oldukça üzülüyorum . “Hiçbir yerde bilet bulamazsınız” diyerek zaten “zor bilet bulacağım” önyargısıyla   gelen yolcuları kandırma yoluna giden firmalar var. Bu yüzden bilet fiyatlarına dikkat edin ve en az birkaç firmadan fiyat sorarak tercihinizi ” Fiyat / performans ” açısından en iyi olan yönünde yapın. Yani en ucuz olan en iyi olan demek değildir.

Sadece Bayram yoğunluğunda fiyat artırımı yapan “Fırsatçılara”  prim vermeyin.

Şimdiden hayırlı bayramlar, hayırlı yolculuklar …

Bu arada tabiki Otobüs Bileti Alabileceğiniz en iyi firma Anadolu Ulaşım  . Aşağıdaki linkten bilet alabilirsiniz.
Otobüs Bileti

Berlin Duvarı -  1986
Berlin Duvarı – 1986

Önce Berli Duvarı ile ilgili kısa bir açıklama ekleyeyim :

Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 13 Ağustos 1961 yılında Berlin’de yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki duvar.

Batı’da yıllarca “Utanç duvarı” (Schandmauer) olarak da anılan ve Batı Berlin’i bir ada gibi abluka altına alan bu betondan sınır, 9 Kasım 1989′da Doğu Almanya’nın, isteyen vatandaşlarin Batı’ya gidebileceğini açıklamasının ardından tüm tesisleriyle birlikte yıkıldı.

Berlin Duvar Yıkılış Coşkusu
Berlin Duvar Yıkılış Coşkusu

Şimdi de Benim Hafızamdaki Berlin Duvarına gelelim

bundan tam 20 yıl önce ya 9 Kasım ya da bir gün sonrası 10 Kasım 1989 gününde  akşam haberleriyle tanıştım berlin duvarı diye birşey olduğu gerçeğiyle. Gerçi zaten yıkılmıştı.Yine de  6 yaşında bir çocuğun anlayacağı ve hatırlayacağı şekilde aklımda kalmamıştı  ”Berlin Duvarı”  nedense , haberlerdeki yıkılış hikayesi verilirken kullanılan görüntüler hala aklımda. insanların duvarların üstüne çıkıp ekleriyle , ayaklarıyla , sopalarla, balyozlarla duvara hırçınca vuruşları hala dün gibi geliyor.

Belki de insnaların bu hırçınlığı bu kadar kalıcı yaptı. Duvar yaklaşık 28 yıl boyunca sadece Almanya’yı değil tüm Avrupayı ikiye böldü. Doğu Bloku ülkeleri ( Demir perde Ülkeleri de diyebiliriz) , Batı Bloku ülkeleri  olarak. 

Doğu Berlin ( Duvarın doğusundaki kısım ) , Batı Berlin’e  özenir hale gelmişti. Çünkü Batı Almanya savaştan sonra  savaş zararlarını giderip yeniden büyümek için çok büyük atılımlar yaptı. Doğu Almanya’da ise Sosyalizmin köhneliği ve geri kalmışlığı , otoriterliği , baskıcılığı , duygusuzluğu , yalnızlığı , anti özgürlükçü  yaklaşımı ve devlet bencilliği vardı. İnsanların Ölüm pahasına Doğu’dan   batıya kaçış denemeleri de bunu gayet net açıklıyor.  Resmi kayıtlara göre yaklaşık 300 kişi bu kaçışlarda can verdi , Gayri resmi sonuçlara göre  sayı bu rakamdan kat kat fazlaymış. Tabi  ki bu ölümler duvarı geçerden düştüğü için değil . Keskin nişancıların , askerlerin  , elektrikli tellerin , mayın tarlalarının , azgın alman kurtlarının vb. Doğu Almanya tekniklerinden kaynaklanmış.

Duvarın ilk hali (Sanırım daha inşaa edilirken çekilmiş )
Duvarın ilk hali (Sanırım daha inşaa edilirken çekilmiş )

Soğuk bir simge  olarak “duvar”

Yandaki resimde de görüldüğü üzere duvarın görünüşü bile yeterince iç acıtıcı ve soğuk . Yıllarca ailelerinden , özgürlükten ve  refahtan uzak bir yaşamı simgeliyor bu duvar. 

Tabi ki biz sadece anlatılanlardan biliyoruz. Yaşamadık, Allah da yaşatmasın asla ancak duygusal ve bilinçli  biraz da konuyla ilgili araştırma yapmış , birkaç film izlemiş insanlar olarak neler yaşandığı hakkında tahmin yürütebiliyoruz.

Aslında belki de insanların kafalarındaki duvarlar bu duvardan daha da tehlikeliydi. Görünen engelleri aşmak her zaman görünmeyen engelleri aşmaktan daha kolay olmuştur. Nihayet sonunda görünen bir engel olan duvar 20 yıl önce yıkıldı. Peki kafalardaki engel olan önyargı yıkıldı mı ?

Bence hayır. Halen Doğu Almanya’da işçi ücretleri daha ucuz , işsizlik oranı daha fazla.  Konuyu örnekleyebilmişimdir.

İkinci bir örnek de bizden :  Halen Türkiye Avrupa birliğine layık görülmüyor ama bizim Anadolu’daki herhangi bir ilçemizin refahında olan , oradaki alt yapıya sahip olan ve Türkiye’den her açıdan  kat kat geride olan Bulgaristan Avrupa birliği üyesi olabiliyor. Kafalarındaki tek ön yargı Türkiye’nin Müslüman bir ülke olması. Sanırım biz üye olmadan ya birlik dağılacak ya da kıyamet kopacak.

 

Berlin Duvarı Domino Taşlarından
Berlin Duvarı Domino Taşlarından

Yıkımdan 20 yıl sonra

 

Berlin Duvarı’nın yıkılmadından 20 yıl sonra yeniden bir duvar yapıldı duvarın yerine.  Bu sefer sanat kokan bir duvardı ve rengarenkti , özgürlüğü , hümanizmi  , sevgiyi , birlikteliği ve  yaşamı simgeliyordu. 

Bu duvar bildiğimiz domino taşlarından ( ama bir inan büyüklüğünden olanlardan ) oluşuyordu. Duvarın yıkımının 20 yılı nedeniyle bir tören yaplmış ve bu törende 1.5 km.  boyunca uzanan ve insan büyüklüğündeki domino taşlarından oluşan yeni Berlin Duvarı tekrar yıkılmış.

Törende İkinci Düya Savaşının galipleri ve mağlupları varmış , şimdiki müttefikler  de diyebiliriz. Hepsi birer konuşmayla  duvarın yıkılmasının önemini anlatmışlar.

Daha önce de dediğim gibi keşke fiziksel duvardan önce akıllardaki duvarlar yıkılabilseydi. Belki de Bu “Utanç Duvarı” ve onun yıkılması olayı benim gibi insanlara hep  akıllardaki duvarların yıkılması gerektiği gerçekğini hatırlacaka olması bakımından gerekliydi ve Allah bunu bir simge olarak görmemizi istedi.

Umarım Duvarlar , Mayın tarlaları , Darbeler , Savaşlar  vb. bencillikler bizlerden uzakta olur. Bizleri dinimiz , dilimiz , ırkımız , vatanımız yüzünden  duvarların arkasında görmek  isteyenler asıl hesap gününde kendilerini duvarın arkasında bulacaklarını bilselerdi sanırım herşey daha başka olurdu …

Geçen Gün Facebook da denk gelmiştim çok beğenmiştim.
Siteme de eklemek istedim. Gerçekten etkileyici bir ses.

Aşağıdaki Linkten dinleyebilirsiniz.

Melza Burcu İnce’yi Buradan dinleyin

Gazetelerde Enflasyonun tarihindeki en düşük seviyeye geldiği yazıyor. TÜFE yüzde 2,41 , ÜFE 0,28 . Yıllık bazda da geçmiş yılların en düşük enflasyona ulaşmışız.

Neyse benim aklıma ilk gelen küçüklüğümdeki üç haneli ve iki haneli enflasyon rakamları. O zamanlar tam olarak ne olduğunu da bilmiyorduk ama haberlerde açıkladığında kötü birşey olduğunu o dönemin popüler televizyon yorumcusu “Engin Ardıç” ın yorumlarından anlıyorduk.

Hükümeti ve politikalarının enflasyon canavarını kadar büyüttüğünü halbuki güzel politikalarla enflasyon rakamlarının % 50 – 60 düzeylerine indirilebileceğini anlatıyordu.

Ülkedeki her kötülüğün başı , bir zamanların güzel çizgi filmindeki dinazor olan “Denver” a benzeyen bir canavar resmiyle temsil edilen enflasyondu . Bazıları hakikaten böyle bir canavarın olduğunu düşünüyordu. Ah şu enflesyon bir düşse her şey düzelecek gibi geliyordu.
Şimdilerde % 5 – 6 lık enflasyonları gördüğümde aslında tek suçlunun enfasyonun olmadığını anlıyorum. Şimdilerde de herkes borçlu , herkes sıkıntı çekiyor. Aileler bozuluyor , insanlar intihar ediyorlar , kredi kartları patlıyor vb. şimdi de yurt dışından glen krizlere küfrediyor insanlık. Aslında içimizdeki nefse yani içimizdeki canavara hakim olsak hiçbir kriz , hiçbir enflasyon bizi vurmaz.

Bir arabmız varken ikincisini veya yei modelini , bir ayakkabımız varken farklı rengini yada farklı modelini , evimiz varken yazlığını , bilgisayarımız varken daha yüksek işlemcilisi-ramlisi vb.
Aslında biraz olsu nefsimise uymasak da elimizekine kanaat etsek ( bunu bireysel olark ya d toplumsal olarak ayrı ayrı algılayabiliriz) bizi ne enflasyon bozar ne de adını bile ilk defa duyduğumuz bankaların batması.

Tüm bunlara rağmen artık tek haneli olan enflasyon bir daha çift hanelere çıkmaz ve en azından felaket tellallığı yapmak için elimize bir koz daha vermez inşallah
Aşağıda TEFE ve ÜFE ile ilgili grafikler var .

top